Trafik Kazaları ve Sigorta

Antalya Trafik Kazası Avukatı

Trafik kazası sonrası tazminat, sigorta başvurusu ve dava süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi

  • 15 dkokuma
  • 17bölüm
  • 26kanun maddesi

Antalya; yoğun şehir içi trafiği, uzun sahil yolları ve turizm sezonunda artan araç sayısıyla trafik kazalarının sık yaşandığı illerden biridir. Bir trafik kazasının ardından yaralanma, ölüm veya araç hasarı nedeniyle uğranılan zararların kimden, hangi sırayla ve hangi sürelerde isteneceği; sigorta şirketine başvuru, tahkim, dava ve gerektiğinde ceza soruşturması gibi farklı süreçleri bir arada içerir.

Öztürk Avukatlık Bürosu, Antalya Muratpaşa’daki ofisinden Antalya’nın tüm ilçelerinde trafik kazalarından doğan tazminat ve sigorta uyuşmazlıklarında danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Aşağıda bu alandaki temel kuralları, Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki ilgili maddelere bağlantı vererek genel hatlarıyla bulabilirsiniz.

Sayfada kazada kimin sorumlu olduğu, hangi zararların istenebileceği, zorunlu trafik sigortasının neleri kapsayıp neleri kapsamadığı, sigortaya başvuru, tahkim ve dava süreci ile uyulması gereken süreler ele alınmaktadır. Her kazanın koşulları farklıdır; kusur durumu, sigorta poliçeleri ve zararın niteliği değerlendirilmeden bir dosyanın sonucu hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bu nedenle kazanın ardından belgelerin korunması ve sürelerin takibi büyük önem taşır.

Trafik Kazasında Kim Sorumludur?

İşletenin Sorumluluğu

Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi bu zarardan müteselsilen sorumlu olur (KTK m. 85). Bu sorumluluk, sürücünün kim olduğundan bağımsız olarak işleteni de kapsar.

Sorumluluktan Kurtulma

İşleten, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ve kanunda sayılan diğer şartların bulunduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Zarar görenin kusuru varsa hâkim tazminatı indirebilir (KTK m. 86).

Birden Fazla Araç

Birden fazla kişinin tazminatla yükümlü olduğu hâllerde, zarar gören üçüncü kişiye karşı sorumluluk müteselsildir. Sorumluların kendi aralarındaki paylaşım, olayın şartlarına ve kusur oranlarına göre yapılır (KTK m. 88).

Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Yaralanma (Bedensel Zarar)

Bedensel zarar hâlinde; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir (TBK m. 54).

Ölüm ve Destekten Yoksun Kalma

Ölüm hâlinde; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar istenebilir (TBK m. 53).

Destekten yoksun kalma rehberi ›

Manevi Tazminat

Hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat verilebilir (TBK m. 56).

Araç Hasarı ve Değer Kaybı

Araçta oluşan hasarın yanı sıra, onarılmış olsa bile aracın piyasa değerinde meydana gelen azalma için değer kaybı talep edilebilir. Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri ise zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır (KTK m. 92).

Araç değer kaybı rehberi ›

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini belirlerken durumu ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutar (TBK m. 51). Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması gibi hâllerde tazminat indirilebilir (TBK m. 52).

Zorunlu Trafik Sigortası

Motorlu araç işletenleri, KTK m. 85 kapsamındaki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır (KTK m. 91). Bu sigorta kapsamındaki tazminatlar kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir; kanunda düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır (KTK m. 90).

Kanunda zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında kalan hâller ayrıca sayılmıştır (KTK m. 92). Bunlar arasında şunlar yer alır:

  • Manevi tazminata ilişkin talepler,
  • Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
  • Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
  • Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
  • Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar,
  • Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri.

Sigorta kapsamı dışında kalan zararlar, sorumluluğun genel kurallarına göre işleten, sürücü veya diğer sorumlulardan talep edilebilir. Trafik kazasına bağlı sağlık hizmet bedelleri ise kanunda belirtilen usule göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır (KTK m. 98).

Sigorta Başvurusu, Tahkim ve Dava

  1. Sigortaya yazılı başvuru: Zarar gören, dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmak zorundadır (KTK m. 97).
  2. On beş günlük bekleme: Sigorta kuruluşu başvurudan itibaren en geç on beş gün içinde yazılı olarak cevap vermez veya verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da tahkime başvurabilir (KTK m. 97).
  3. Dava veya tahkim: Zarar gören, mahkemede dava açmak ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurmak arasında seçim yapabilir (KTK m. 97).
  4. Deliller: Kaza tespit tutanağı, varsa ceza soruşturması dosyası, sağlık raporları, bilirkişi tarafından yapılacak kusur ve zarar hesapları bu süreçlerin temelini oluşturur.

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (KTK m. 109). Haksız fiillerden doğan tazminat istemleri bakımından da benzer bir kural vardır (TBK m. 72).

Kusur Tespiti ve Tazminat Hesabı

Kusur Oranları

Trafik kazası dosyalarında sonucu en çok etkileyen konulardan biri tarafların kusur oranlarıdır. Kaza tespit tutanağı tek başına bağlayıcı değildir; mahkemeler kusur durumunu çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle belirler. Zarar görenin kendi kusuru, tazminattan indirilir (KTK m. 86) ve zorunlu sigorta bu kusura denk gelen kısmı karşılamaz (KTK m. 92). Birden fazla sorumlu varsa, zarar görene karşı hepsi müteselsilen sorumlu olur; aralarındaki paylaşım ise kusur oranına göre yapılır (KTK m. 88).

Zararın Hesaplanması

Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma gibi zararların hesabı; zarar görenin yaşı, geliri, maluliyet oranı ve destek ilişkisi gibi verilere dayanır ve uygulamada genellikle uzman bilirkişi raporlarıyla yapılır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini belirlerken durumu ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutar (TBK m. 51). Bu nedenle sağlık raporlarının ve gelir belgelerinin eksiksiz sunulması önemlidir.

Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Zararlar

Manevi tazminat, dolaylı zararlar ve araçta taşınan eşyanın zararları gibi kalemler zorunlu trafik sigortasından istenemez (KTK m. 92). Bu kalemler için talep, işleten ve sürücü gibi kanunen sorumlu kişilere yöneltilir (KTK m. 85, TBK m. 56).

Ödeme Teklifleri

Sigorta kuruluşlarının yaptığı ödeme veya sulh teklifleri kabul edilmeden önce, teklif edilen tutarın zarar kalemlerini karşılayıp karşılamadığı ve imzalanacak belgenin kapsamı değerlendirilmelidir. Eksik bir ödemenin kabulü, sonraki taleplerin ileri sürülmesini zorlaştırabilir.

Sigortacının Ödeme Süresi ve Sigortalıya Rücu

Zorunlu trafik sigortası, kazaya sebep olan aracın işletenini değil, öncelikle kazada zarar gören üçüncü kişileri korumaya yöneliktir. Bu nedenle sigorta sözleşmesinden veya ona ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Örneğin sigortalının poliçe şartlarına aykırı davrandığı ileri sürülse bile, sigortacı bu nedenle zarar görene ödeme yapmaktan kaçınamaz; ödemede bulunan sigortacı ise sözleşme ve kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir (KTK m. 95).

Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortacının merkezine veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde, zorunlu sigorta sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. Ödeme yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan talep edebilir (KTK m. 99). Başvurunun eksiksiz belgelerle yapılması, bu sürenin işlemeye başlaması bakımından önemlidir; eksik başvurular sürecin uzamasına yol açabilir.

Uygulamada sigorta şirketlerinin yaptığı ödeme teklifleri her zaman gerçek zararı karşılamayabilir. Teklif kabul edilmeden önce zararın tüm kalemlerinin (tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, destekten yoksunluk ve araç zararları) ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sigorta teminatı dışında kalan kısım için işletene veya sürücüye başvurma imkânının gözden kaçırılmaması gerekir.

Kaza Yerinde Kanuni Yükümlülükler ve Tutanak

Kazadan sonraki ilk dakikalarda yapılanlar, hem kusur tespiti hem de tazminat süreci bakımından belirleyici olabilir. Trafik kazalarına karışanlar; hareket hâlindeyse trafik için ek tehlike yaratmadan hemen durmak ve güvenlik tedbirlerini almak, kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar varsa trafiği ve can güvenliğini etkilemediği sürece sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak iz ve kanıtlar dahil kaza yerindeki durumu değiştirmemek, istendiğinde kimlik, adres, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe bilgilerini göstermek ve kazayı yetkili memurlara bildirip onlar gelinceye kadar kaza yerinden ayrılmamakla yükümlüdür (KTK m. 81).

Sahibi bulunmayan bir araca veya eşyaya zarar veren sürücü, ilgilileri bulamazsa durumu tespit edip zarar verilen şey üzerine yazılı bilgi bırakmak ve ilgili zabıtaya en kısa zamanda bilgi vermek zorundadır. Yalnızca maddi hasarlı kazalarda taraflar yetkili kişinin gelmesine gerek görmezlerse durumu aralarında tespit edebilir (KTK m. 81). Uygulamada bu tespit için kullanılan kaza tespit tutanağının eksiksiz ve olaya uygun doldurulması, sonradan çıkabilecek kusur uyuşmazlıklarını önemli ölçüde etkiler.

Sigortasız, Kaçan veya Tespit Edilemeyen Araçlar: Güvence Hesabı

Kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası yoksa, araç kaçtığı için tespit edilemiyorsa ya da sigorta şirketi faaliyetini sürdüremiyorsa, zarar gören kişi tazminatsız kalmaz. Bu hâller için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulmuştur. Hesaba; sigortalının tespit edilemediği durumlarda kişiye gelen bedensel zararlar, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar, sigorta şirketinin ruhsatlarının iptali veya iflası hâlinde ödenmesi gereken maddi ve bedensel zararlar ile çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulmadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m. 14).

Güvence Hesabı kural olarak zorunlu sigortalarla belirlenen geçerli teminat miktarlarına kadar ödeme yapar ve sigortasız araç hâlinde kapsam bedensel zararlarla sınırlıdır. Antalya’da sık karşılaşılan yabancı plakalı araçların karıştığı kazalarda ise Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu devreye girebilir; bu ödemeler de Güvence Hesabının kapsamındadır (5684 sayılı Kanun m. 14).

Kiralık ve Ödünç Araçlarda Sorumluluk

Turizm bölgelerinde kiralık araçların karıştığı kazalarda en önemli soru, kimin “işleten” olarak sorumlu tutulacağıdır. Kanuna göre işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen ya da aracın uzun süreli kiralama, ariyet (ödünç) veya rehni gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir (KTK m. 3). Bu nedenle kısa süreli kiralamalar ile uzun süreli kiralamalarda sorumluluğun yöneleceği kişi farklılaşabilir; kiralama sözleşmesinin içeriği ve süresi ayrıca incelenmelidir.

İşletenin sorumluluğu, araç sürücüsünün kusurundan bağımsız olarak doğan ağırlaştırılmış bir sorumluluktur (KTK m. 85). İşletenler, bu sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdür (KTK m. 91); bu yükümlülük araç sahibi kiralama şirketleri bakımından da geçerlidir. Zarar gören kişi, işletenin zorunlu trafik sigortacısına doğrudan başvurabileceğinden, kiralık araçların karıştığı kazalarda da öncelikle aracın plakası, ruhsat sahibi ve sigorta poliçe bilgileri kaza yerinde tespit edilmelidir.

Hatır Taşıması: Karşılıksız Yolculukta Sorumluluk

Bir arkadaşın veya akrabanın aracında karşılıksız olarak yolculuk ederken yaşanan kazalar uygulamada “hatır taşıması” olarak adlandırılır. Yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmaktaysa ya da motorlu araç ona hatır için karşılıksız verilmişse, işletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu’ndaki ağırlaştırılmış sorumluluğa değil, genel hükümlere tabidir. Zarar görenin beraberindeki bagaj dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlar için de genel hükümler uygulanır (KTK m. 87). Bu durum, tazminatın kapsamı ve kusurun değerlendirilmesi bakımından sonucu etkileyebilir.

Trafik Kazası Aynı Zamanda İş Kazası Olabilir

İşe giderken veya iş için yolculuk ederken yaşanan bazı trafik kazaları, sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası sayılır. Kanuna göre sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında veya görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazasıdır. İşveren bu kazayı kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür (5510 sayılı Kanun m. 13). Bu durumda trafik sigortası taleplerinin yanında iş kazasına bağlı haklar da ayrıca değerlendirilir; bunlar için iş avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Delillerin Korunması: Delil Tespiti

Aracın onarılması, kaza yerinin değişmesi veya kamera kayıtlarının silinmesi gibi nedenlerle bazı deliller kısa sürede kaybolabilir. Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş ya da ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması veya tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını mahkemeden talep edebilir. Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir (HMK m. 400). Hasar tespiti ve değer kaybı uyuşmazlıklarında araç onarılmadan önce bu yolun değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Ceza Boyutu

Trafik kazasında bir kişinin yaralanması veya hayatını kaybetmesi hâlinde, tazminat taleplerinin yanında ceza soruşturması da gündeme gelebilir. Bu kazalarda genellikle taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçları değerlendirilir. Taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır (CMK m. 253).

Ceza dosyasında yapılan kusur incelemesi, hukuk davasında da önemli bir delil niteliği taşıyabilir. Kazadan sonra ceza soruşturmasının takibi; hem şüpheli sürücü hem de yaralanan veya yakınını kaybeden kişiler bakımından önemlidir. Ceza süreçleri için Antalya ceza avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Kazadan Sonra İlk Adımlar

Belgeleri Koruyun

Kaza tespit tutanağının, araç ve sürücü bilgilerinin, sigorta poliçesinin, olay yeri fotoğraflarının ve tanık bilgilerinin bir örneğini saklayın. Bu belgeler hem sigorta başvurusunda hem de olası davada kullanılır.

Sağlık Kayıtları

Yaralanma varsa tedavi sürecine ilişkin tüm raporları, epikrizleri ve masraf belgelerini saklayın. Çalışma gücü kaybı ve tedavi giderlerinin hesabı bu kayıtlara dayanır (TBK m. 54).

Sigortaya Yazılı Başvurun

Dava veya tahkimden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur; başvurunun tarihini belgeleyin (KTK m. 97).

Süreleri Takip Edin

İki yıllık zamanaşımı süresi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar (KTK m. 109). İbraname veya sulh teklifi imzalamadan önce kapsamını değerlendirin.

Antalya merkezde ve Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kaş başta olmak üzere tüm ilçelerde meydana gelen trafik kazalarına ilişkin dosyaları Muratpaşa’daki büromuzdan takip ediyoruz. Bölgeler için hizmet verdiğimiz ilçeler sayfasına bakabilir, Antalya’da kaza geçirip başka bir şehirde yaşıyorsanız online danışmanlık talep edebilirsiniz.

Trafik Kazası Dosyalarında Neler Yapıyoruz?

Sigorta Başvurusu

Zorunlu trafik sigortasına yapılacak yazılı başvuruyu, zarar kalemlerini ve belgeleri eksiksiz şekilde hazırlıyoruz.

Tazminat Davaları

Maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma davalarını açıyor, kusur ve zarar hesaplarına ilişkin bilirkişi süreçlerini takip ediyoruz.

Değer Kaybı

Araç değer kaybı ve hasar taleplerini sigorta kuruluşuna ve gerektiğinde mahkemeye taşıyoruz.

Tahkim

Sigorta tahkim yoluna başvurulmasının uygun olup olmadığını değerlendiriyor ve süreci yürütüyoruz.

Ceza Soruşturması

Kazaya ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturmalarında şüpheli müdafiliği veya mağdur vekilliği yapıyoruz.

Rücu ve Sorumluluk

Birden fazla sorumlunun bulunduğu kazalarda sorumluların kendi aralarındaki paylaşım ve rücu taleplerini değerlendiriyoruz.

Sık sorulan sorular

Sıkça Sorulan Sorular

KTK m. 85 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi bu zarardan müteselsilen sorumlu olur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu hâllerde zarar görene karşı sorumluluk müteselsildir (KTK m. 88).

Evet. KTK m. 97 uyarınca zarar gören, dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvurudan itibaren en geç on beş gün içinde yazılı olarak cevap vermez veya verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

KTK m. 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Hayır. KTK m. 92 uyarınca manevi tazminata ilişkin talepler zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Manevi tazminat, TBK m. 56 kapsamında sorumlu kişilerden talep edilebilir.

TBK m. 53 uyarınca ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar istenebilir. Ölüm hâlinde ölenin yakınlarına manevi tazminat da verilebilir (TBK m. 56).

İlgili Makale: Destekten Yoksun Kalma Nedeniyle Tazminat Davası

Trafik kazası sonrasında onarılmış olsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalma için değer kaybı talep edilebilir. Ancak KTK m. 92 uyarınca hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır.

İlgili Makale: Araç Değer Kaybı Tazminatı Nedir? Nasıl Alınır?

Kusur oranına göre tazminat alınabilir; ancak zarar görenin kusuru tazminattan indirilir. KTK m. 86 uyarınca zarar görenin kusuru varsa hâkim tazminatı indirebilir. KTK m. 92 uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır.

Kazada bir kişinin yaralanması veya ölmesi hâlinde taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçları gündeme gelebilir. Taksirle yaralama suçu, CMK m. 253 uyarınca uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır.

KTK m. 99 uyarınca sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu sigorta sınırları içinde kalan miktarları ödemek zorundadır. Ayrıca KTK m. 95 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminatı azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14 uyarınca sigortalının tespit edilemediği durumlarda ve sigortası yaptırılmamış araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir. Güvence Hesabı, zorunlu sigortalarla belirlenen teminat miktarlarına kadar ödeme yapar.

Karşılıksız (hatır için) taşınan yolcunun yaralanması veya ölümü hâlinde, KTK m. 87 uyarınca işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir. Tazminat talebi bu nedenle KTK’daki ağırlaştırılmış sorumluluk yerine genel hükümlere göre değerlendirilir; somut olayın koşulları ve kusur durumu belirleyicidir.

KTK m. 3’teki tanıma göre aracın uzun süreli kiralanması hâlinde kiracı işleten sayılır. Kısa süreli kiralamalarda ise işleten kural olarak araç sahibi olan kiralama şirketidir. Hangi durumun söz konusu olduğu, kiralama sözleşmesinin süresi ve içeriğine göre belirlenir; zarar görenler ayrıca aracın zorunlu trafik sigortacısına başvurabilir.

Hukuki destek

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Bize 0534 340 95 40 numarasından ulaşabilir, Muratpaşa’daki büromuzu randevu alarak ziyaret edebilir veya online danışmanlık talep edebilirsiniz.