Antalya Ceza Avukatı
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafilik, mağdur ve katılan vekilliği
- 16 dkokuma
- 18bölüm
- 54kanun maddesi
Bir ceza soruşturmasıyla karşılaşmak; ister suçlanan taraf, ister suçtan zarar gören taraf olun, kısa süreler içinde önemli kararlar vermeyi gerektirir. İfadede ne söyleneceği, gözaltı ve tutuklamaya karşı hangi yolların kullanılabileceği, şikâyetin hangi süre içinde yapılacağı veya savcılık kararına nasıl itiraz edileceği gibi konular, dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Öztürk Avukatlık Bürosu, Antalya Muratpaşa’daki ofisinden Antalya’nın tüm ilçelerinde ceza soruşturması ve kovuşturmalarında hem şüpheli ve sanıklara müdafi olarak hem de suçtan zarar görenlere vekil olarak hukuki destek vermektedir. Aşağıda ceza yargılamasının temel kurallarını, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki ilgili maddelere bağlantı vererek genel hatlarıyla bulabilirsiniz.
Müdafi ve Vekil: Ceza Avukatının İki Rolü
Şüpheli ve Sanık Müdafiliği
Kanunda müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukat olarak tanımlanır (CMK m. 2). Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiye şüpheli, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar ise sanık denir. Müdafi; ifade ve sorgudan duruşmalara ve kanun yollarına kadar savunmanın her aşamasında yer alır.
Mağdur, Şikâyetçi ve Katılan Vekilliği
Vekil, katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumluyu temsil eden avukattır (CMK m. 2). Suçtan zarar gören kişi; şikâyette bulunma, delil toplanmasını isteme, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme ve kamu davasına katılma gibi haklarını vekili aracılığıyla kullanabilir (CMK m. 234).
Ceza Yargılaması Nasıl İlerler?
Ceza yargılaması iki ana evreden oluşur. Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir (CMK m. 2).
- Soruşturmanın başlaması: Suç şüphesi şikâyet, ihbar veya başka bir yolla öğrenildiğinde Cumhuriyet savcısı soruşturmaya başlar; deliller toplanır, ifadeler alınır.
- Savcılık kararı: Toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (CMK m. 170). Kovuşturma için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse veya kovuşturma olanağı yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m. 172).
- İddianamenin incelenmesi: Mahkeme, kanuna uygun düzenlenmemiş iddianameyi kanunda öngörülen süre içinde iade edebilir (CMK m. 174). Kabul edilen iddianameyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK m. 175).
- Duruşma: Duruşmada sanığın kimliği tespit edilir, suçlama ve deliller açıklanır; sanığa susma hakkı hatırlatılır ve sanık kabul ederse sorguya geçilir (CMK m. 191).
- Hüküm: Mahkeme beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmolunması, davanın reddi veya düşmesi kararlarından birini verir (CMK m. 223).
- Kanun yolları: İlk derece mahkemesi hükümlerine karşı istinaf (CMK m. 272), bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararlarına karşı ise kanunda belirtilen hâllerde temyiz (CMK m. 286) yoluna gidilebilir.
Ceza yargılaması sürecini adım adım anlattığımız makalemizi okuyun ›
Şüpheli ve Sanığın Hakları
İfade ve Sorguda Bildirilen Haklar
İfade alma ve sorgu sırasında kişiye; müdafi seçme hakkı ve seçebilecek durumda değilse baro tarafından müdafi görevlendirilebileceği, yakalanmasının yakınlarından birine bildirileceği, isnat edilen suç hakkında açıklamada bulunmamanın (susma) kanuni hakkı olduğu ve şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği bildirilir (CMK m. 147).
Müdafi Yardımı
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m. 149). Çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul olanlar ve sağır ve dilsizler için istem aranmaksızın; alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise şüpheli veya sanık istemese de müdafi görevlendirilir (CMK m. 150).
Avukatla Görüşme
Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (CMK m. 154). Kanun, belirli suçlar bakımından gözaltı süresince bu hakkın hâkim kararıyla sınırlı bir süre için kısıtlanabileceğini düzenler.
Dosyayı İnceleme
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin bir örneğini alabilir. Kanunda sayılan bazı suçlarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse bu yetki hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m. 153).
Gözaltı, Tutuklama ve Adli Kontrol
Gözaltı
Yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı, soruşturma bakımından zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır; süreleri kanunla sınırlandırılmıştır. Yakalama ve gözaltı kararlarına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir (CMK m. 91).
Tutuklama
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100). Soruşturma evresinde tutuklamaya sulh ceza hâkimi karar verir ve karar gerekçeli olmak zorundadır (CMK m. 101).
Adli Kontrol
Tutuklama nedenlerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine şüphelinin adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Yurt dışına çıkmama, belirli mercilere düzenli olarak başvurma veya konutunu terk etmeme gibi yükümlülükler bu kapsamdadır (CMK m. 109).
Hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m. 267). Kanunda aksi belirtilmedikçe itiraz, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 268). Bu süreler kısa olduğundan tutuklama veya adli kontrol kararı verildiğinde vakit kaybetmeden değerlendirme yapılması önemlidir.
Suçtan Zarar Görenler İçin
Şikâyet Süresi
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, şikâyet hakkı olan kişi fiili ve faili öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyete bağlı hakaret suçunda ise şikâyet süresi, her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73). Kovuşturma evresinde şikâyetten vazgeçilmesi, kural olarak davanın düşmesine yol açar.
Soruşturmadaki Haklar
Suçtan zarar gören; delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizliliğini bozmamak kaydıyla belgelerden örnek isteme ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etme haklarına sahiptir (CMK m. 234).
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, suçtan zarar görene tebliğ edilir. Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir; itiraz kabul edilirse Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler (CMK m. 173).
Kamu Davasına Katılma
Suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılabilir (CMK m. 237). Katılan, duruşmadan haberdar edilir, tanıkların çağrılmasını isteyebilir ve hükme karşı kanun yollarına başvurabilir (CMK m. 234).
Uzlaştırma, Önödeme ve Diğer Kurumlar
Uzlaştırma
Uzlaştırma; şikâyete bağlı suçlarda ve şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kanunda sayılan kasten yaralama (TCK m. 86/3 hariç), taksirle yaralama, tehdit (TCK m. 106/1), konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda uygulanır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253).
Uzlaştırma rehberi ›Önödeme
Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, kanunda belirtilen suçlarda failin savcılıkça belirlenen miktarı süresi içinde ödemesi hâlinde kamu davası açılmaz. Hakaret suçu, kanunda önödeme kapsamında olduğu açıkça belirtilen suçlardandır (TCK m. 75).
Hakaret suçu rehberi ›Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve HAGB
Kanundaki şartlar varsa savcı kamu davasının açılmasını erteleyebilir (CMK m. 171). Kovuşturma evresinde ise mahkeme, şartları bulunduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; denetim süresi yükümlülüklere uygun geçirilirse dava düşer (CMK m. 231).
Seçenek Yaptırımlar ve Erteleme
Kısa süreli hapis cezası, kanunda sayılan adli para cezası veya kamuya yararlı bir işte çalıştırma gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m. 50). Şartları varsa hapis cezasının ertelenmesine de karar verilebilir (TCK m. 51).
Karar türleri rehberi ›Gözaltında Yakınlara Haber Verilmesi ve Yabancılar
Bir yakını gözaltına alınan kişilerin ilk sorusu, durumdan nasıl haberdar olacaklarıdır. Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK m. 95). Yakınların bu aşamada yapabileceği en önemli şey, şüphelinin müdafi yardımından yararlanmasını sağlamaktır; şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m. 149).
Antalya’da çok sayıda yabancı turist ve yerleşik bulunduğundan, yabancılarla ilgili kural da önem taşır: yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durum, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (CMK m. 95). Meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen sanık veya mağdur için duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüman aracılığıyla tercüme edilir; bu kural soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar için de uygulanır (CMK m. 202). Bu nedenle yabancı müvekkillerin dosyalarında ifade ve sorgu tutanaklarının tercüman eşliğinde alınıp alınmadığı ayrıca kontrol edilir.
Arama ve El Koyma
Soruşturmanın en erken ve en etkili işlemlerinden biri aramadır. Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir (CMK m. 116). Başka kişilerin yerlerinde arama ise, aranan kişinin veya delillerin o yerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır (CMK m. 117).
Kolluk görevlileri kural olarak hâkim kararı üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapabilir. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Arama karar veya emrinde aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi veya yer ve kararın geçerli olacağı süre açıkça gösterilir; savcı hazır olmaksızın konut veya işyerinde yapılan aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (CMK m. 119).
El koyma da benzer kurallara bağlıdır. Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar, aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar. Eşyasına el konulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir (CMK m. 127). Arama ve el koyma tutanaklarının kanuna uygunluğu, yargılamada delillerin değerlendirilmesi bakımından ayrıca incelenir.
Hukuka Aykırı Deliller ve İfadenin Özgürlüğü
Ceza yargılamasında yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir ve hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m. 217). Ortaya konulması istenen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur (CMK m. 206).
Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi müdahaleler yapılamaz ve kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez. Önemli bir kural olarak, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148). Bu nedenle kolluktaki ilk ifade aşamasında müdafi yardımı, dosyanın sonraki seyrini doğrudan etkileyebilir.
Malvarlığına Karşı Suçlarda Etkin Pişmanlık
Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi suçlarda, mağdurun zararının giderilmesi cezayı önemli ölçüde etkileyebilir. Bu suçlar tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı; etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde ise yarısına kadarı indirilir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde bu hükümlerin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168).
Dava Zamanaşımı
Kamu davası, kanunda başka türlü yazılmış hâller dışında, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenen sürelerin geçmesiyle düşer. Bu süreler; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıldır (TCK m. 66).
Süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden işlemeye başlar; teşebbüs, kesintisiz ve zincirleme suçlar ile çocuklara karşı belirli kişilerce işlenen suçlar için kanunda ayrı başlangıç anları öngörülmüştür. Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m. 66). Zamanaşımının durması ve kesilmesine ilişkin ayrı kurallar bulunduğundan, eski tarihli olaylarda sürenin dolup dolmadığı her dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır (CMK m. 273). Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz istemi de aynı şekilde, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 291). Sanık ve katılan bakımından başvuru nedenlerinin dilekçede gösterilmemesi incelemeye engel olmasa da, etkili bir istinaf için hükmün gerekçesinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Haksız Gözaltı ve Tutuklama Nedeniyle Tazminat
Koruma tedbirleri kanuna aykırı uygulanan kişiler devletten tazminat isteyebilir. Kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya tutuklanan, kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen ya da eşyasına koşulları oluşmadığı hâlde el konulan kişiler bu kapsamdadır (CMK m. 141).
Tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. İstem kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır; kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı gibi bazı hâllerde ise 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonu usulü uygulanır (CMK m. 142).
Görevli Mahkemeler
Ağır ceza mahkemeleri, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlara ilişkin dava ve işlere bakar (5235 sayılı Kanun m. 12). Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 sayılı Kanun m. 11). Mahkemenin görevi, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir (5235 sayılı Kanun m. 14). Soruşturma evresinde tutuklama ve benzeri koruma tedbirlerine ilişkin kararları ise sulh ceza hâkimliği verir (CMK m. 101).
Antalya merkezde, Kepez, Konyaaltı, Aksu ve Döşemealtı’nda olduğu kadar Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kaş ve diğer ilçelerdeki ceza dosyalarını da Muratpaşa’daki büromuzdan takip ediyoruz. Bölgeler için hizmet verdiğimiz ilçeler sayfasına bakabilir, Antalya dışındaysanız online danışmanlık talep edebilirsiniz.
Sık Karşılaşılan Suçlar
Hakaret
Hakaret suçu TCK m. 125’te düzenlenmiştir; kural olarak şikâyete bağlıdır ve önödeme kapsamındadır, uzlaştırma kapsamında değildir.
Makaleyi oku ›Tehdit
Tehdit suçu TCK m. 106’da düzenlenmiştir; birinci fıkradaki tehdit uzlaştırma kapsamındadır.
Makaleyi oku ›Kasten Yaralama
Kasten yaralama suçu TCK m. 86 ve devamında düzenlenmiştir; üçüncü fıkra hariç uzlaştırma kapsamındadır.
Makaleyi oku ›Uyuşturucu Suçları
Uyuşturucu imal ve ticareti ile kullanma suçları TCK m. 188 ve devamında düzenlenmiştir.
Uyuşturucu suçları sayfası ›Hırsızlık
Hırsızlık suçu TCK m. 141’de düzenlenmiştir ve uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır.
Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçu TCK m. 157’de düzenlenmiştir ve uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır.
Ceza Dosyalarında Neler Yapıyoruz?
İfade ve Gözaltı
Kolluk ve savcılıktaki ifade işlemlerinde müdafi olarak hazır bulunuyor, haklarınızın kullanılmasını sağlıyoruz.
Koruma Tedbirlerine İtiraz
Tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma kararlarını kanuni şartlar yönünden değerlendiriyor, itirazları süresi içinde yapıyoruz.
Şikâyet ve Katılma
Suçtan zarar görenler adına şikâyet dilekçesi hazırlıyor, delil taleplerini iletiyor ve kamu davasına katılma sürecini yürütüyoruz.
Savcılık Kararlarına İtiraz
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı iki haftalık süre içinde itiraz başvurusunu hazırlıyoruz.
Duruşmalar
Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerindeki duruşmalarda savunmayı veya katılan vekilliğini yürütüyoruz.
İstinaf ve Temyiz
Hükme karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurulmasının gerekip gerekmediğini değerlendiriyor, başvuruları süresi içinde yapıyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
Bize 0534 340 95 40 numarasından ulaşabilir, Muratpaşa’daki büromuzu randevu alarak ziyaret edebilir veya online danışmanlık talep edebilirsiniz.