Antalya İş Avukatı
İşe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, işçilik alacakları ve iş kazası uyuşmazlıklarında danışmanlık ve dava takibi
- 15 dkokuma
- 16bölüm
- 30kanun maddesi
Antalya’da turizm, inşaat, tarım ve hizmet sektörlerinde çalışan çok sayıda işçi ve bu işçileri istihdam eden işletme bulunmaktadır. Mevsimlik çalışma ilişkileri, işten çıkarmalar, ödenmeyen ücret ve fazla mesai alacakları ile iş kazaları bu nedenle sık karşılaşılan uyuşmazlıklardır. İş hukukunda haklar, kısa sürelere ve dava şartı olan arabuluculuk gibi usul kurallarına bağlıdır.
Öztürk Avukatlık Bürosu, Antalya Muratpaşa’daki ofisinden Antalya’nın tüm ilçelerinde hem işçilere hem de işverenlere iş hukuku ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Aşağıda iş hukukunun temel kurallarını, ilgili kanun maddelerine bağlantı vererek genel hatlarıyla bulabilirsiniz.
İş Güvencesi ve İşe İade
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır (İş Kanunu m. 18).
- Usul: Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmelidir. İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili sebeplerle, kanunda belirtilen haklı fesih hâli dışında, savunması alınmadan sözleşme feshedilemez (İş Kanunu m. 19).
- Süre: Feshe itiraz eden işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir (İş Kanunu m. 20).
- İspat: Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir (İş Kanunu m. 20).
- Sonuç: Feshin geçersizliğine karar verilirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa işçiye kanunda öngörülen işe başlatmama tazminatını ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için kanuni sınırlar içinde ücret ve diğer haklarını öder (İş Kanunu m. 21).
İşe iade davası hakkındaki ayrıntılı makalemizi okuyun ›
Kıdem ve İhbar Tazminatı
Kıdem Tazminatı
Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesine rağmen yürürlükte bırakılan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenmiştir. İşçiye, işyerinde çalıştığı her tam yıl için otuz günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir; yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. Kanunda yıllık kıdem tazminatı için bir tavan öngörülmüştür (1475 sayılı Kanun m. 14).
Kıdem tazminatı rehberi ›Kıdem Tazminatına Hak Kazandıran Hâller
- İşverenin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller dışında sözleşmeyi feshetmesi,
- İşçinin haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesi,
- Muvazzaf askerlik,
- Emeklilik veya yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlayarak ayrılma,
- Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla ayrılması,
- İşçinin ölümü (yasal mirasçılarına ödenir) (1475 sayılı Kanun m. 14).
İhbar (Bildirim) Süreleri
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce karşı tarafa bildirimde bulunulması gerekir. Bildirim süresi, işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz haftadır (İş Kanunu m. 17).
İhbar Tazminatı
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren, bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir (İş Kanunu m. 17).
Haklı Sebeple Derhal Fesih
İşçinin Haklı Fesih Hakkı
İşçi; işin niteliğinden doğan sağlık sebepleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları (örneğin işçiye karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler, cinsel taciz, sataşma veya tehdit, ücretin kanun ve sözleşme hükümlerine göre hesap edilmemesi veya ödenmemesi) ve işyerinde işin bir haftadan fazla durmasını gerektiren zorlayıcı sebepler gibi hâllerde sözleşmeyi bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir (İş Kanunu m. 24).
İşverenin Haklı Fesih Hakkı
İşveren de kanunda sayılan sağlık sebepleri, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları (örneğin işverenin güvenini kötüye kullanma, işyerinde hırsızlık, izinsiz devamsızlık) ve zorlayıcı sebepler gibi hâllerde sözleşmeyi derhal feshedebilir (İş Kanunu m. 25). Haklı fesih iddiasının somut olgularla ispat edilmesi gerekir.
Ücret, Fazla Mesai ve Yıllık İzin
Fazla Çalışma
Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışmadır. Her saat fazla çalışma için ücret, normal saat ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle ödenir; işçi isterse bunun yerine her saat için bir saat otuz dakika serbest zaman kullanabilir. Fazla çalışmanın toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saati geçemez (İş Kanunu m. 41).
Yıllık Ücretli İzin
İşyerinde en az bir yıl çalışmış işçiye yıllık ücretli izin verilir: bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla yirmi altı günden az olmamak üzere. On sekiz ve daha küçük yaştaki ile elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek izin yirmi günden az olamaz. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez (İş Kanunu m. 53).
Zamanaşımı
İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla yıllık izin ücreti ile kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatlarında zamanaşımı süresi beş yıldır (İş Kanunu Ek m. 3).
Zorunlu Arabuluculuk ve İş Mahkemesi
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kurala tabidir. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları ise bu kuralın dışındadır. Arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 sayılı Kanun m. 3).
İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara ve Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar (7036 sayılı Kanun m. 5). Davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğu gibi işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir; iş kazasından doğan tazminat davalarında zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (7036 sayılı Kanun m. 6). Bu sayede Antalya’daki bir işyerinde çalışmış işçi, başka şehre taşınmış olsa bile davasını işin yapıldığı yer olan Antalya’da açabilir.
Turizm Sektöründe Çalışanlar İçin Özel Kurallar
Antalya’da çalışanların önemli bir kısmı otel, restoran ve tur işletmelerinde, çoğu zaman sezonluk olarak çalışır. İş Kanunu, turizm sektörü için genel kurallardan ayrılan bazı özel düzenlemeler içerir; bu nedenle sektördeki uyuşmazlıklarda hangi kuralın uygulanacağı ayrıca incelenmelidir.
Haftalık Çalışma ve Denkleştirme
Genel kural olarak çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Tarafların anlaşmasıyla bu süre, günde on bir saati aşmamak koşuluyla farklı dağıtılabilir; genel kuralda iki aylık süre içinde haftalık ortalama aşılamaz. Turizm sektöründe bu denkleştirme süresi dört aydır ve toplu iş sözleşmeleriyle altı aya kadar artırılabilir (İş Kanunu m. 63).
Gece Çalışması
Çalışma hayatında gece, en geç saat 20.00’de başlayıp en erken 06.00’ya kadar süren ve en fazla on bir saatlik dönemdir. İşçilerin gece çalışmaları yedi buçuk saati geçemez; ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti gibi işlerde işçinin yazılı onayı alınarak yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir (İş Kanunu m. 69).
Hafta Tatili
İşçilere yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat hafta tatili verilir. 2025 yılında yapılan değişiklikle, turizm işletmesi belgeli konaklama tesislerinde hak kazanılan hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayıyla takip eden dört gün içinde kullandırılabilir; işçi bu onayı otuz gün önceden yazılı bildirimle geri alabilir (İş Kanunu m. 46).
Ara Dinlenmesi
Dört saat veya daha kısa işlerde on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar işlerde yarım saat, yedi buçuk saatten fazla işlerde bir saat ara dinlenmesi verilir. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz (İş Kanunu m. 68). Fazla çalışma hesaplarında bu sürelerin doğru düşülmesi önemlidir.
Belirli Süreli (Sezonluk) Sözleşmeler ve Deneme Süresi
İş ilişkisi bir süreye bağlı olarak yapılmamışsa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli iş sözleşmesi ise belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı şekilde yapılan sözleşmedir. Belirli süreli iş sözleşmesi esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz; aksi hâlde sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir (İş Kanunu m. 11). Her sezon yeniden imzalanan sözleşmelerde, sözleşmenin niteliği kıdem ve iş güvencesi hakları bakımından belirleyici olabilir.
İş sözleşmesine deneme kaydı konulmuşsa deneme süresi en çok iki ay olabilir; toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir; işçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır (İş Kanunu m. 15).
Ücretin Ödenmemesi ve Ücret Kesintileri
Ücret, prim ve ikramiye gibi istihkaklar kural olarak Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir (İş Kanunu m. 32). Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir; bu nedenle çalışmayan işçinin sözleşmesi feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır (İş Kanunu m. 34).
İşveren, toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Kesintiler işçiye derhal sebepleriyle birlikte bildirilmeli ve bir ayda iki gündelikten fazla olmamalıdır (İş Kanunu m. 38). Ücretin ödenmemesi, işçi bakımından haklı sebeple derhal fesih imkânı da doğurabileceğinden, ödeme kayıtlarının ve banka dökümlerinin saklanması önem taşır.
Eşit Davranma Borcu ve Psikolojik Taciz (Mobbing)
İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça kısmi süreli veya belirli süreli çalışan işçiye, tam süreli veya belirsiz süreli çalışan işçi karşısında farklı işlem yapamaz; aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. Bu hükümlere aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir (İş Kanunu m. 5).
İşveren ayrıca işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşverenin bu yükümlülüklere aykırı davranışı nedeniyle işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m. 417). Psikolojik taciz iddialarında ispat çoğunlukla tanık, yazışma ve sağlık kayıtları gibi delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır.
İbraname ve Rekabet Yasağı
İşten ayrılırken işçiye “tüm haklarımı aldım” içerikli bir ibraname imzalatılması sık rastlanan bir uygulamadır. Kanuna göre işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibranameler kesin olarak hükümsüzdür; hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belgeler ise yalnızca içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu da geçersizdir (TBK m. 420).
Bazı iş sözleşmelerinde işçinin ayrıldıktan sonra rakip bir işletmede çalışmasını yasaklayan rekabet yasağı kayıtları bulunur. Bu kayıt yazılı olmalıdır ve ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor ve bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikteyse geçerlidir (TBK m. 444). Rekabet yasağı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürecek sınırlamalar içeremez ve süresi özel durumlar dışında iki yılı aşamaz; hâkim aşırı nitelikteki yasağı sınırlayabilir (TBK m. 445).
Sigortasız Çalışma: Hizmet Tespiti Davası
Sezonluk işlerde sık karşılaşılan bir sorun, çalışmanın Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç veya eksik bildirilmesidir. Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak ispatlayabilirlerse, mahkeme kararında belirtilen kazanç ve prim gün sayıları dikkate alınır (5510 sayılı Kanun m. 86). Bu süre uygulamada hak düşürücü süre olarak kabul edildiğinden, eski dönemlere ilişkin sigortasız çalışmalar için gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır.
İşten Çıkarıldığınızda İlk Adımlar
- Fesih bildirimini saklayın: Fesih bildiriminin yazılı olması ve fesih sebebinin açık ve kesin şekilde belirtilmesi gerekir (İş Kanunu m. 19). Bildirimin tebliğ tarihi, işe iade için arabulucuya başvuru süresinin başlangıcıdır (İş Kanunu m. 20).
- Süreyi hesaplayın: İşe iade talebinde arabulucuya başvuru için bir aylık süre vardır; bu süre kaçırılırsa işe iade yolu kapanabilir (İş Kanunu m. 20).
- Belgeleri toplayın: İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, puantaj ve mesai kayıtları, yazışmalar ve tanık olabilecek çalışma arkadaşlarının bilgileri alacakların ispatında önem taşır.
- Hizmet kayıtlarını kontrol edin: Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, çalışma süresinin ve kıdem hesabının doğruluğunu göstermek bakımından incelenmelidir.
- İbranamelere dikkat edin: İşten ayrılırken imzalanması istenen belgelerin içeriği ve hukuki sonuçları imzadan önce değerlendirilmelidir.
- Arabuluculuğa hazırlıklı gidin: Arabuluculuk görüşmesinden önce kıdem, ihbar, fazla mesai ve izin alacaklarının hesaplanması, anlaşma tekliflerinin doğru değerlendirilmesini sağlar (7036 sayılı Kanun m. 3).
İş Kazası
Kanunda iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda veya işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanmıştır. İşveren, iş kazasını derhal kolluk kuvvetlerine ve en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür (5510 sayılı Kanun m. 13).
Olayın iş kazası olarak kabul edilmemesi hâlinde iş kazasının tespiti davası, kazadan doğan zararlar için ise maddi ve manevi tazminat davaları gündeme gelir. Bu davalar arabuluculuk dava şartının dışındadır (7036 sayılı Kanun m. 3).
İş kazasının tespiti davası makalemizi okuyun ›
İş Hukuku Dosyalarında Neler Yapıyoruz?
İşçiler İçin
İşe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve ücret alacakları için arabuluculuk ve dava süreçlerini yürütüyoruz.
İşverenler İçin
Fesih süreçlerinin kanuna uygun yürütülmesi, savunma alınması ve fesih bildirimlerinin hazırlanması konularında danışmanlık veriyoruz.
Arabuluculuk
Dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde müvekkilimizi temsil ediyor, alacak hesaplarını ve anlaşma metnini hazırlıyoruz.
İş Kazası
İş kazasının tespiti ile maddi ve manevi tazminat davalarında delillerin toplanması ve dava takibi hizmeti veriyoruz.
Mevsimlik Çalışma
Turizm sektöründeki mevsimlik çalışma ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkları, çalışma süresi ve kıdem hesabı yönünden değerlendiriyoruz.
Sosyal Güvenlik
Hizmet tespiti ve Sosyal Güvenlik Kurumu işlemlerine karşı açılacak davalarda destek veriyoruz.
Antalya merkezde ve tüm ilçelerdeki iş hukuku dosyalarını Muratpaşa’daki büromuzdan takip ediyoruz. Bölgeler için hizmet verdiğimiz ilçeler sayfasına bakabilir, Antalya dışındaysanız online danışmanlık talep edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
Bize 0534 340 95 40 numarasından ulaşabilir, Muratpaşa’daki büromuzu randevu alarak ziyaret edebilir veya online danışmanlık talep edebilirsiniz.