Miras Hukuku

Antalya Miras Avukatı

Miras paylaşımı, mirasın reddi, vasiyetname ve saklı pay uyuşmazlıklarında danışmanlık ve dava takibi

  • 15 dkokuma
  • 19bölüm
  • 46kanun maddesi

Bir yakının vefatının ardından mirasçılar; kimin mirasçı olduğu, mirasın nasıl paylaşılacağı, borçların kime geçeceği ve vasiyetname gibi tasarrufların geçerli olup olmadığı gibi sorularla karşılaşır. Miras hukukunda pek çok hak, kanunda öngörülen kısa sürelere bağlıdır: mirasın reddi için tanınan süre, vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası için öngörülen süreler kaçırıldığında hak kaybı yaşanabilir.

Öztürk Avukatlık Bürosu, Antalya Muratpaşa’daki ofisinden Antalya’nın tüm ilçelerindeki müvekkillerine miras hukukuna ilişkin danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Antalya’da konut, arsa ve tarım arazisi gibi taşınmazların mirasa konu olduğu dosyalar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Aşağıda miras hukukunun temel kurallarını, Türk Medeni Kanunu’ndaki ilgili maddelere bağlantı vererek genel hatlarıyla bulabilirsiniz.

Kimler Mirasçıdır?

Türk Medeni Kanunu, yasal mirasçıları zümre sistemine göre belirler. Önceki zümrede mirasçı bulunması hâlinde sonraki zümre mirasçı olmaz:

Birinci Zümre: Altsoy

Mirasbırakanın birinci derece yasal mirasçıları altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçı olur; mirasbırakandan önce ölen çocukların yerini kendi altsoyu alır (TMK m. 495).

İkinci Zümre: Ana ve Baba

Altsoyu olmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; bunlar eşit olarak mirasçı olur. Ana ve babadan önce ölmüş olanların yerini kendi altsoyu alır (TMK m. 496).

Üçüncü Zümre: Büyük Ana ve Büyük Babalar

Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları büyük ana ve büyük babalarıdır (TMK m. 497).

Sağ kalan eş ise her zümreyle birlikte mirasçı olur ve payı birlikte bulunduğu zümreye göre değişir (TMK m. 499): altsoy ile birlikte mirasın dörtte biri, ana ve baba zümresi ile birlikte mirasın yarısı, büyük ana ve büyük babalar ve onların çocukları ile birlikte mirasın dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Saklı Pay ve Tenkis

Mirasbırakan, malvarlığının tamamı üzerinde dilediği gibi tasarruf edemez. Altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, ancak bu mirasçıların saklı payları dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m. 505). Kanuna göre saklı pay; altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m. 506).

Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir (TMK m. 560). Tenkis davası, saklı payların zedelendiğini öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır; tenkis def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 571).

Mirasbırakan, mirasçının kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi gibi kanunda sayılan hâllerde, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir (TMK m. 510).

Vasiyetname ve İptal Davası

Vasiyetnamenin Şekilleri

Vasiyetname resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısıyla veya sözlü olarak yapılabilir (TMK m. 531). El yazılı vasiyetnamenin, yapıldığı yıl, ay ve gün belirtilerek baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılması ve imzalanması zorunludur; notere, sulh hâkimine veya yetkili memura saklanmak üzere bırakılabilir (TMK m. 538). Mirasbırakan ayrıca miras sözleşmesiyle de mirasını bırakma yükümlülüğü altına girebilir (TMK m. 527).

İptal Sebepleri ve Süreler

Ölüme bağlı tasarruf; mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisiyle yapılmışsa, içeriği hukuka veya ahlâka aykırıysa ya da kanundaki şekillere uyulmamışsa iptal edilebilir (TMK m. 557). Dava, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 559).

Vasiyetnamenin iptali rehberi ›

Mirasın Kazanılması ve Mirasçılık Belgesi

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanır. Mirasbırakanın alacakları, diğer malvarlığı hakları, taşınır ve taşınmazları mirasçılara geçer ve mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Bu nedenle borcu fazla olan bir mirasın reddedilip reddedilmeyeceği, ölümden sonraki ilk aylarda değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Yasal mirasçılara mirasçılık sıfatlarını gösteren mirasçılık belgesi (uygulamada “veraset ilamı”), istemleri üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 598). Tapu devri, banka işlemleri ve paylaşma gibi işlemlerin çoğu bu belgeyle başlar.

Mirasın Reddi

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödeme güçsüzlüğü açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605).

  • Süre: Ret süresi üç aydır. Yasal mirasçılar için süre mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar (TMK m. 606).
  • Beyan: Ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla, kayıtsız ve şartsız olarak yapılır (TMK m. 609).
  • Ret hakkının düşmesi: Yasal süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanır. Süre dolmadan terekeye ilişkin olağan yönetim dışında işlemler yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı da mirası reddedemez (TMK m. 610).
  • Sorumluluk: Ödeme güçsüzlüğü içindeki mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları değerler ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu olabilir (TMK m. 618).

Mirasın reddi hakkındaki ayrıntılı makalemizi okuyun ›

Tereke, Paylaşma ve Ortaklığın Giderilmesi

Terekenin Korunması ve Tespiti

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya kendiliğinden, terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gerekli önlemleri alır. Mal ve hakların yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmen yönetilmesi ve vasiyetnamelerin açılması bu önlemlerdendir (TMK m. 589).

Tereke tespiti rehberi ›

Miras Ortaklığı

Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında bir ortaklık doğar ve mirasçılar terekenin bütün hak ve borçlarına elbirliğiyle sahip olur (TMK m. 640). Bu dönemde terekeye ilişkin önemli işlemler kural olarak mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirir.

Paylaşmayı İsteme

Her mirasçı, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Mahkeme, olanak varsa malları mirasçılar arasında aynen paylaştırır; değer farkları para ile denkleştirilir (TMK m. 642).

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Mirasçılar paylaşma konusunda anlaşamazsa, taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalara dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4). Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B).

Ortaklığın giderilmesi rehberi ›

Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası)

Uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, mirasbırakanın sağlığında bir taşınmazı, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği hâlde satış gibi gösterilerek devretmesidir. Bu tür işlemler uygulamada “muris muvazaası” olarak adlandırılır. Kanunda sözleşmelerin yorumunda tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı düzenlenmiştir (TBK m. 19).

Bu iddialarla açılan tapu iptali ve tescil davaları, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür (HMK m. 12). Mirasbırakanın gerçek iradesinin ispatı, bu davaların en önemli yönüdür.

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası makalemizi okuyun ›

Vasiyetname Bulunursa: Teslim, Açılma ve Yerine Getirme

Mirasbırakanın ölümünden sonra bir vasiyetname bulunursa, bu belgenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Vasiyetnameyi düzenleyen veya saklayan görevli ile ölenin eşyası arasında bulan kişi dahil, belgeyi elinde bulunduran herkes ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi takdirde doğacak zarardan sorumludur. Sulh hâkimi vasiyetnameyi derhâl inceler, gerekli koruma önlemlerini alır ve olanak varsa terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar verir (TMK m. 595).

Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur; bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer açılışta hazır bulunmak üzere çağrılır (TMK m. 596). Vasiyetnamenin iptali için öngörülen süreler de büyük ölçüde bu açılış ve öğrenme tarihleriyle bağlantılı olduğundan, açılış tutanağının tarihi önem taşır. Mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi de atayabilir; görev kendisine sulh hâkimince bildirilen kişi, on beş gün içinde kabul etmediğini bildirmezse görevi kabul etmiş sayılır (TMK m. 550).

Mirasçılıktan Çıkarma, Mirastan Yoksunluk ve Feragat

Bir mirasçının mirastan pay alamaması üç farklı kurumla gerçekleşebilir ve bunların şartları birbirinden farklıdır. Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri budur.

Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat)

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Çıkarılan kişi itiraz ederse sebebin varlığını ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebep ispat edilemez veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK m. 512). Çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz; altsoyu ise o kişi önceden ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m. 511).

Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Çıkarma

Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir; ancak bu yarıyı çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır (TMK m. 513).

Mirastan Yoksunluk

Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler, aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla ölüme bağlı tasarruf yapılmasını sağlayan veya engelleyenler ile kanunda sayılan diğer kişiler mirasçı olamaz. Mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar (TMK m. 578).

Mirastan Feragat Sözleşmesi

Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder; karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m. 528).

Sağlığında Yapılan Bağışlar: Denkleştirme

Mirasbırakanın hayattayken çocuklarından birine ev, arsa veya para gibi değerler vermesi, ölümden sonra mirasçılar arasında sık uyuşmazlık konusu olur. Kanuna göre yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdür. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek, bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak gibi karşılık almaksızın altsoyuna yaptığı kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir (TMK m. 669).

Mirasçılık sıfatını kaybeden mirasçıya ait geri verme yükümlülüğü, onun yerini alan mirasçılara miras paylarındaki artış oranında geçer (TMK m. 670). Denkleştirme, saklı payı ihlal eden kazandırmalara karşı açılan tenkis davasından ve görünüşte satış gösterilen işlemlere karşı açılan muris muvazaası davasından farklı bir kurumdur; somut olayda hangi yolun uygun olduğu, kazandırmanın niteliğine ve belgelere göre belirlenir.

Borçlu Terekede Resmî Defter Tutulması

Mirasbırakanın borçlarının bulunup bulunmadığı veya ne kadar olduğu bilinmiyorsa, mirasçıların mirası reddetmeden önce başvurabileceği bir yol vardır. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir ve mirasçılardan birinin istemi diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m. 619).

Resmî defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve deftere terekenin aktif ve pasifleri takdir edilen değerleriyle yazılır. Mirasbırakanın mali durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes, istenen bilgiyi vermekle yükümlüdür; mirasçılar da özellikle kendilerince bilinen borçları sulh mahkemesine bildirmek zorundadır (TMK m. 620). Bu yol, terekenin borca batık olup olmadığı belirsiz olduğunda mirasçılara karar vermeden önce resmî bir tablo sunar.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası

Tereke mallarının mirasçı olmayan bir kişinin veya daha zayıf hakka sahip birinin elinde bulunması hâlinde, yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi ya da bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Bu davada hâkim mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer ve davacının istemi üzerine tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi koruma önlemleri alabilir (TMK m. 637).

Dava, davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayanlara karşı bu süre yirmi yıldır (TMK m. 639).

Anlaşarak Paylaşma: Paylaşma Sözleşmesi

Mirasçılar her zaman mahkemeye gitmek zorunda değildir. Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke malları üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilir. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TMK m. 676). Anlaşmanın kapsamı, tapu işlemleri ve vergisel sonuçlar bakımından sözleşmenin dikkatle hazırlanması gerekir.

Yabancı Uyruklu Mirasbırakan ve Türkiye’deki Taşınmazlar

Antalya’da taşınmaz sahibi çok sayıda yabancı bulunduğundan, yabancı bir kişinin ölümünde mirasın hangi hukuka göre paylaşılacağı sık sorulur. Kanuna göre miras, ölenin millî hukukuna tabidir; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Ölüme bağlı tasarrufun şekli bakımından ayrı bağlama kuralları uygulanır ve ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan tasarruflar da geçerlidir (MÖHUK m. 20). Bu nedenle yurt dışında düzenlenmiş vasiyetnameler ve mirasçılık belgeleri, Türkiye’deki taşınmazlar bakımından ayrıca değerlendirilir.

Vefatın Ardından İlk Adımlar

  1. Mirasçılık belgesinin alınması: Mirasçılar ve payları, sulh mahkemesinden veya noterden alınacak mirasçılık belgesiyle ortaya konur (TMK m. 598).
  2. Terekenin araştırılması: Mirasbırakanın taşınmazları, banka hesapları, alacakları ve özellikle borçları tespit edilmelidir. Gerekirse terekenin korunması için sulh hâkiminden önlem istenebilir (TMK m. 589).
  3. Ret süresinin takibi: Borçların fazla olduğu anlaşılıyorsa üç aylık ret süresi kaçırılmadan karar verilmelidir (TMK m. 606). Bu süre içinde terekeye ilişkin olağan yönetim dışındaki işlemlerden kaçınılmalıdır (TMK m. 610).
  4. Vasiyetname ve tasarrufların incelenmesi: Vasiyetname varsa açılması sağlanmalı; saklı payı zedeleyen veya iptal sebebi taşıyan tasarruflar için tenkis ve iptal davalarının sürelerine dikkat edilmelidir (TMK m. 559, TMK m. 571).
  5. Paylaşma: Mirasçılar anlaşabiliyorsa paylaşma sözleşmesiyle, anlaşamıyorsa ortaklığın giderilmesi davasıyla paylaşma yapılır (TMK m. 642).

Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi davalarına ise sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4).

Yetki bakımından; terekenin paylaşılması, paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ve mirasçılar arasında terekenin yönetiminden doğan davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesine ilişkin davalarda her mirasçının oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 11). Taşınmazın aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).

Bu kurallar nedeniyle, mirasbırakanın son yerleşim yeri veya mirasa konu taşınmaz Antalya’daysa dava çoğunlukla Antalya’da görülür; mirasçılar başka şehirlerde veya yurt dışında yaşıyor olsa bile. Antalya merkezde ve tüm ilçelerdeki miras dosyalarını Muratpaşa’daki büromuzdan takip ediyoruz. Bölgeler için hizmet verdiğimiz ilçeler sayfasına bakabilir, Antalya dışındaysanız online danışmanlık talep edebilirsiniz.

Miras Dosyalarında Neler Yapıyoruz?

Mirasçılık ve Pay Tespiti

Mirasçıların ve yasal miras paylarının belirlenmesi, mirasçılık belgesi alınması ve belgenin iptali taleplerinde destek veriyoruz.

Mirasın Reddi

Terekenin borç durumunu değerlendiriyor, ret beyanının süresi içinde ve usulüne uygun yapılmasını sağlıyoruz.

Vasiyetname ve Tenkis

Vasiyetnamenin iptali ve saklı payın korunmasına yönelik tenkis davalarını, kanundaki süreleri gözeterek takip ediyoruz.

Paylaşma ve Ortaklığın Giderilmesi

Mirasçılar arasında anlaşmalı paylaşma ya da sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi süreçlerini yürütüyoruz.

Tapu İptali ve Tescil

Mirastan mal kaçırma iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davalarında delillerin toplanması ve dava takibi hizmeti veriyoruz.

Tereke İşlemleri

Terekenin tespiti, korunması ve yönetimine ilişkin sulh mahkemesi başvurularını hazırlıyoruz.

Sık sorulan sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Türk Medeni Kanunu m. 606 uyarınca ret süresi üç aydır. Bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar. Yasal süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610).

İlgili Makale: Mirasın Reddi (Reddi Miras) Nedir?

TMK m. 609 uyarınca ret, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır. Süresi içinde yapılan ret, mirasın açıldığı yerdeki sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazılır.

TMK m. 598 uyarınca yasal mirasçılara, istemleri üzerine mirasçılık sıfatlarını gösteren belge sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir.

TMK m. 499 uyarınca sağ kalan eşin yasal miras payı, birlikte bulunduğu zümreye göre belirlenir: altsoy ile birlikte mirasın dörtte biri, ana ve baba zümresi ile birlikte mirasın yarısı, büyük ana ve büyük babalar ve onların çocukları ile birlikte mirasın dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Altsoy, ana ve baba ile eşin saklı payları vardır ve mirasbırakan ancak saklı paylar dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m. 505, 506). Saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açabilir (TMK m. 560). Mirasçılıktan çıkarma ise ancak kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde mümkündür (TMK m. 510).

TMK m. 559 uyarınca iptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden başlayarak iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır.

İlgili Makale: Vasiyetnamenin İptali Davası Nedir? Nasıl Açılır?

Her mirasçı, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir (TMK m. 642). Anlaşma sağlanamazsa paylaştırma ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalara sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4). Bu davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B).

İlgili Makale: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

HMK m. 11 uyarınca terekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak ve mirasçılar arasında terekenin yönetiminden doğan davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).

Somut olaya göre farklı yollar gündeme gelebilir. TMK m. 669 uyarınca altsoya yapılan karşılıksız kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Kazandırma saklı payı ihlal ediyorsa tenkis davası, işlem bağış olduğu hâlde satış gibi gösterilmişse muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası değerlendirilebilir.

TMK m. 595 uyarınca ölümden sonra ele geçen vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmelidir; teslim etmeyen kişi doğacak zarardan sorumludur. TMK m. 596 uyarınca vasiyetname tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur.

TMK m. 619 uyarınca mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Bu istem, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden yapılır ve deftere terekenin aktif ve pasifleri yazılır.

MÖHUK m. 20 uyarınca miras ölenin millî hukukuna tabidir; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle Antalya’daki taşınmazın mirasçılara geçişi ve paylaşımı Türk hukukuna göre değerlendirilir.

Hukuki destek

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Bize 0534 340 95 40 numarasından ulaşabilir, Muratpaşa’daki büromuzu randevu alarak ziyaret edebilir veya online danışmanlık talep edebilirsiniz.